Go Back   msn resimleri, kız msn adresleri, Tatil Yerleri, Travel Guide, Hotels, Oteller, msn yamaları > KADINCA > Sağlık Köşesi > Sağlık Rehberi > Cilt Hastalıkları
Nickiniz:
Şifreniz:

Cevapla
 
Seçenekler Stil

Standart Yaygın cilt hastalıkları
Alt 04-21-2006, 03:47 PM  
karanfil
Administrator
 
karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik numarası: 2
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 3.266
Tecrübe Puanı: 500karanfil isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Ayakta Mantar Enfeksiyonu (Atlet Ayağı)





Ayakta mantar enfeksiyonuna çok sık rastlanır, hemen herkes hayatında bir kez mantar enfeksiyonu geçirir. Hastalık ergen ve erişkin erkeklerde sıktır, fakat kadınlarda ve 12 yaş altında çocuklarda da görülebilir. Ayaktaki mantar enfeksiyonu tedavi edilebilir, fakat kolaylıkla tekrar edebilir.

Ayakta mantar enfeksiyonuna neden olan etken, insan derisinde özellikle ayakta kolaylıkla çoğalır. Mantar özellikle karanlık, nemli ve ılık ortamlarda kolaylıkla ürer. Ayakkabının içindeki ayaklar mantarın üremesi için çok uygundur. Aynı mantar türü kasık bölgesinde de enfeksiyona neden olabilir.



Ayakta mantar enfeksiyonu nasıl gelişir?

Ayaktaki mantar enfeksiyonu bulaşıcıdır ve çıplak ayakla durulan yerlerde kolaylıkla bulaşır. Bununla beraber ayakta mantar enfeksiyonu gelişmesine neden olan kesin faktörler bilinmemektedir. Islak ayaklar, sıkı ve hava almayan ayakkabılar, çoraplar, yüzme, banyo alma ve egzersiz sonrasında ayakların kurulanmaması ayakta mantar enfeksiyonunun gelişmesine neden olur.



Ayakta mantar enfeksiyonu nasıl görünür?

Ayaktaki mantar enfeksiyonu herkeste aynı şekilde görülmez. Bazı kişilerde ayak parmak araları (özellikle son 4 ve 5 parmak arası) soyulur, kabuklanır ve pullanır. Aynı zamanda kızarıklık, pullanma ve hatta kuruluk ayak tabanında da olabilir. Bu enfeksiyon ayakta yanma ve kaşıntıya da neden olabilir. Daha az kişide yoğun kaşıntılı su kabarcıklarından oluşan küçük alanlar gelişebilir. Bu değişiklikler egzema ve sedef ile karışır.



Ayak tırnaklarında da mantar enfeksiyonu gelişebilir ve tedavisi güçtür. Ayak tırnaklarındaki mantar enfeksiyonu tırnakta kepeklenme, kalınlaşma ve tırnağın bir kısmının ortadan kalkmasına neden olabilir. Bu tip değişiklikler sedef, travma ve yaşlılığa bağlı olarak da oluşabilir.



Ayaktaki bütün cilt döküntüleri mantara bağlı olarak gelişmediğinden, ayaktaki her döküntü için mantar ilacı kullanılması döküntünün kötüleşmesine neden olabilir. Bu durumda bir Dermatoloji uzmanına başvurunuz. Doktorunuz size doğru tanıyı ko*****, doğru tedaviyi verecektir. Tedavi edilmeyen mantar enfeksiyonunda ayakta su kabarcıkları ve çatlamalar meydana gelir ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişebilir.



Ayaktaki mantar enfeksiyonuna nasıl tedavi konur?

Dermatoloji uzmanınız cildinizi dikkatlice muayene eder. Ayağınızdaki kepeklerden örnek alarak mikroskop altında mantar arar veya bu materyali mantar üretmek için mantar kültürüne gönderir.



Ayaktaki mantar enfeksiyonu nasıl tedavi edilir?

Mantar tanısı konulduğunda tedavi bir an önce başlanmalıdır. Basit olgularda antifungal içeren kremler etkilidir ve yanma kaşıntı gibi bulguları hızla giderirler. Şiddetli olgularda eğer enfeksiyon krem tedavilerine dirençli ise antifungal tabletler kullanılabilir. Ayak tırnaklarındaki mantar enfeksiyonunun tedavisi güçtür ve antifungal tabletlerin aylarca kullanılması gerekir. Tedavinin düzgün uygulanması gerekir. Derinizde herhangi bir bulgu olmadığı halde mantar derinizde halen yaşıyor olabilir, bu durumda tedavinin erken kesilmesi tekrara neden olabilir.



Ayakta mantar enfeksiyonundan korunmanın yolları nelerdir?

Ayaktaki mantar enfeksiyonundan korunmak için aşağıdaki kurallara uyunuz:



Ayaklarınızı her gün yıkayınız.

Banyo sonrasında ayaklarınızı iyi kurulayınız

Özellikle yaz aylarında sıkı ayakkabılar giymekten kaçınınız. Sandalet gibi ayakkabıların giyilmesi en uygundur.

Teri emecek tarzda pamuklu çoraplar giyin ve çoraplarınızı her gün gerekirse daha sık değiştirin.

Antifungal içeren pudraları ayağınıza sürün ve ayakkabılarınızın içine dökün.

Offline   Alıntı ile Cevapla

Standart
Alt 04-21-2006, 04:35 PM   #17
karanfil
Administrator
 
karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik numarası: 2
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 3.266
Tecrübe Puanı: 500karanfil isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Sedef (Psoriasis)









Tanimi nedir?
Psoriasis, keskin sinirli, sedefi kabuklari olan plak/papül denilen lezyonlar ile bazen de püstüler lezyonlarla karakterize kronik seyirli bir hastaliktir.



Sebebi nedir?
Sebebi yapilan bir çok çalismaya ragmen hâlâ bulunamamistir. Fakat ailesel bir siklik bilinmektedir. Tüm toplumda %1-3 arasinda görülmekte olup cins ayrimi yapmaz.



Farkli klinik tipleri var mi?
Evet. Hastalik yerlerinin yeri ya da klinik görünümüne göre farkli adlar alabilir. Guttat Psoriasis, Psoriasis Vulgaris, Püstüler Psoriasis, Inverse Psoriasis gibi. Hastalikta az sayida büyük lezyonlar olabilecegi gibi çok ama küçük lezyonlar da gözlenebilir.



Hastaligi ne gibi faktörler artirir?
Infeksiyonlar, ilaçlar, kalsiyum düsüklügü, günes yaniklari, böcek sokmalari, gebelik, her türlü psijik ya da mekanik travmalar hastaligi aktive edebilmekte ya da yeni lezyon çikisini tetikleyebilmektedir.



Bulasici midir?
Hayir.



Günesin (UV'nin) etkisi nedir?
Hastalarin %95 kadarinda günes isigi (asiriya kaçmamak kaydi ile) iyi gelmektedir ve hastalik yazin hafifler. Geri kalan grupta ise tersine etki söz konusudur ve kesinlikle bunlar günes isigindan (her türlü UV'den) korunmalidir. UV'nin fazlasi artisa neden olabilir.



Hastalik tedavi edilebilir mi?
Henüz hastaligi kökten halledebilecek bir tedavi bulunamamistir. Elimizdeki tüm tedavi seçenekleri lezyonlari geriletmekte ama yeniden çikislara ve nükslere engel olamamaktadir.



Tedavisi nasildir?
Lokal Tedaviler:
Bugün için basta kortizon içeren ilaçlar olmak üzere hastanin klinigine ve lezyonlarin yerlesim yerine gore kullanilabilecek katran, antralin gibi pek çok sürme ilaç mevcuttur.


Sistemik Tedavi: PUVA, SUP, gereginde methotreksat, retinoidler, siklosporin vb. ilaçlar hastanin durumuna ve hekimin tercihine gore kullanilabilecektir.




Balikli Göl'ü önerir misiniz?
Hayir. Bir çok hasta buradan infeksiyon kapmaktadir.



Ne önerirsiniz?
Bu hastalik devamli doktor kontrolünü gerektiren bir tablodur. Her zaman ayni ilaçlar kullanilmaz. Sikinti ve stres yapmayin. Infeksiyon kapmamaya dikkat edin. Lezyonlariniz olustukça hekiminizle görüserek saglikli ve gerekli tedaviyi uygulayin.

Offline   Alıntı ile Cevapla

Standart
Alt 04-21-2006, 04:35 PM   #18
karanfil
Administrator
 
karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik numarası: 2
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 3.266
Tecrübe Puanı: 500karanfil isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Siğil





Siğil nedir?

Siğil derinin üst tabakasının, virüs enfeksiyonu sonucu aşırı gelişimi ile karakterli kanser dışı oluşumudur. Siğile sebep olan virüs Human Papilloma virüs (HPV) dür. Siğiller genellikle deri rengindedir, dokunmakla yüzeyleri pürüzlüdür, fakat bazen düz ve pürüzsüz yüzeyli olabilir. Siğillerin şekilleri bulundukları bölgeye göre değişebilir.



Kaç tip siğil vardır?



Birkaç tip siğil vardır:

Klasik siğiller

Ayak tabanındaki siğiller

Düz siğiller



Klasik siğiller- genellikle parmaklarda, tırnakların kenarında ve el sırtlarında görülürler. Derideki küçük bir sıyrıktan virüs girebilir. Siğillerin üzerinde kan damarlarından oluşmuş siyah noktacıklar bulunur.



Ayak tabanındaki siğiller - Bu tip siğiller genellikle ayak tabanında görülürler. Grup halinde bir araya gelerek mozaik görüntüsü oluşturabilirler. Bu bölgedeki siğiller basınç yüzünden derinin dış yüzeyine doğru büyüyemediklerinden derinin derinliklerine doğru iner. Klasik siğillerde olduğu gibi bu siğillerde de siyah noktacıklar vardır. Ayak tabanındaki siğiller rahatsız edicidirler, tıpkı ayakkabının içine bir taş kaçmış gibi ağrı verir.



Düz siğiller - diğer siğillere göre küçük ve üzerleri düzdür. Bu siğiller çok sayıda 20-100 adete kadar olabilirler. Vücudun herhangi bir yerinde görülebilmekle beraber, çocuklarda sıklıkla yüzde görülürler. Erişkin erkeklerde sakal bölgesinde, kadınlarda ise bacaklarda görülürler. Muhtemelen tıraşlama ile olan tahriş virüsün girişi için ortam oluşturmaktadır.



Siğiller nasıl oluşurlar?

Siğiller insandan insan bulaşabilirken bazen direk olmayan temasla da bulaşabilir. Virüsün bulaşmasından sonra siğilin gelişmesi arasında birkaç aylık bir süre vardır. El sıkmakla virüs bulaşması ve düz siğillerden virüs bulaşması zordur.



Neden bazı kişiler siğil gelişirken bazılarında gelişmez?

Bazı kişilerde siğiller hangi sıklıkla virüsle karşılaşıldığına bağlı olarak çıkar. Virüs derideki herhangi bir hasarlanma sonucunda deriye girer ve tırnaklarını yiyen çocuklar bu nedenle risk altındadır. Bazı kişiler nasıl sık uçuk geçiriyorsa, bazı insanlar da siğile daha sık yakalanır. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde siğil görülme olasılığı daha yüksektir.



Siğiller tedavi edilmeli midir?

Çocuklarda siğiller tedavi edilmezlerse birkaç ay veya yılda geriler. Bununla beraber ağrılı olan ve hızla yayılan siğiller tedavi edilmelidir. Erişkinlerdeki siğiller çocuklardaki gibi çabuk iyileşmezler.



Dermatoloji Uzmanları siğilleri nasıl tedavi ederler?

Dermatoloji Uzmanları hastanın yaşı ve de siğilin tipine göre değişik tedavi yöntemleri uygularlar.



Klasik siğiller- Bu tip siğilleri olan çocuklar salisilik asit içeren jel, solüsyon veya plasterlerle tedavi edilebilirler. Bu tedavi biraz rahatsız edici olup, etkili sonuç almak için birkaç hafta düzenli uygulanması gerekir. Eğer siğil tedavi edilirken yara gelişirse tedavi birkaç gün durdurulmalıdır.



Erişkinlerde ve büyük çocuklarda genellikle kriyoterapi (dondurma tedavisi) tercih edilir. Bu tedavi çok ağrılı değildir ve nadiren iz bırakır. Bununla birlikte iki üç haftalık aralarla bir kaç tedavi gereklidir. Elektrocerrahi denen elektrik akımı ile yakma yöntemi, diğer bir alternatif tedavi yöntemidir. Laser tedavisi diğer tedavilere dirençli olgularda uygulanmalıdır.

Offline   Alıntı ile Cevapla

Standart
Alt 04-21-2006, 04:36 PM   #19
karanfil
Administrator
 
karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik numarası: 2
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 3.266
Tecrübe Puanı: 500karanfil isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Sivilce (Akne)





Akne tıkalı gözenekler (siyah ve beyaz noktacıklar), kırmızı kabarcıklar, iltihaplı kabarıklıklar ve derinin derin tabakalarında kistlerle seyreden bir hastalıktır. Hastalık genellikle yüzde, boyunda, göğüste, sırtta, omuzlarda ve hatta kolların üst bölgesinde görülebilir. Ergenlik döneminde bir çok kişide sivilce vardır. Bununla birlikte 20'li yaşlara kadar, hatta kırk yaşına kadar sivilce görülebilir. Akne birkaç yıl içinde tedavi edilmeden geriler, fakat bu süreçte tedavisiz kalmaya gerek yoktur. Ayrıca tedavi edilmeyen sivilce iz bırakabilir.

Akne yaşamı tehdit eden bir hastalık olmadığı halde, hastayı psikolojik açıdan negatif etkiler. Ayrıca sivilceler ciddi ve kalıcı izler bırakabilir.

Akne nasıl oluşur?

Erkeklerde ve bayanlarda erkeklik hormonu ergen dönemde artarak, yağ bezlerini uyarır ve büyümesine neden olur.Yağ bezlerinin sık olduğu yüz, sırt ve göğüs gibi alanlarda akne sıkgörülür. Nadiren akne hormon bozukluklarla birlikte görülebilir.

Yağ bezleri folikül dediğimiz saçı da içeren bir kanalda bulunur. Yağ bezleri sebum denen yağlı bir maddeyi salgılarlar, bu madde kanal boyunca ilerleyerek deri yüzeyindeki gözeneklerden atılır. Yağ bezi kanalının deriye açıldıkları yere por denilir. Kanaldan salgılanan yağ ve yine kanaldan atılan ölü deri hücreler ile birleşerek deri gözeneklerini tıkar. Böylece bu kanalda rahatlıkla bakteri ürer. Bu bakterilerin ürettiği kimyasal maddeler yağ bezinde iltihabi reaksiyonu uyarır ve böylelikle kanalın duvarı çatlar. Sebum, bakteri ve ölü hücrelerin deri içinde dağılımı kızarıklık, şişme ve iltihabi reaksiyona neden olur.

Temizleme

Derideki siyah noktalar yağ foliküllerinin deriye açıldıkları yerde yağ ve ölü hücrelerin oluşturduğu tıkaçlar sonucunda gelişir ve siyah noktaların kirle alakası yoktur. Normal bir cilt bakımı için cildin iki kere sabunla yıkanması gerekir. Akne kirden kaynaklanmaz. Cildi çok sık ve şiddetli yıkamak aknenin kötüleşmesine neden olur.

Diyet

Akne yediğimiz yiyeceklerden kaynaklanmaz. Akne yiyeceklerden bağımsız olarak kendiliğinden iyileşebilen veya kötüleşebilen bir hastalıktır. Tek başına yapılan diyet akneyi kontrol etmeye yetmez. Fakat aknenizi arttıran gıdaları saptadıysanız, bu yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Herkeste olduğu gibi akneli hastalara da dengeli beslenme tavsiye edilir.

Güneş

Bronzlaşmak akneyi baskılar, fakat bu durum geçicidir. Güneş erken deri yaşlanmasına ve kansere neden olduğundan güneşte ve solaryumda yanmak önerilmez. Bu nedenle akneli hastalar güneş altındayken, yağsız jel veya losyon tarzında güneşten koruyucular kullanmalıdırlar.

Kozmetikler

Eğer bir nemlendirici veya fondöten kullanıyorsanız bu ürünün yağsız su bazlı olduğundan emin olun. Üzerinde not-komedojenik( siyah nokta oluşturmaz) veya non-acnegenic ibaresi bulunan ürünleri kullanın. Her gece makyaj malzemenizi su ve sabunla temizleyiniz. Benzoil peroksit, salisilik asit ve kükürt içeren losyonlar güvenle kullanılabilir. Pudra içermeyen yağsız ürünler kapatıcı olarak kullanılabilir. Saç spreyi veya jellerini uygularken yüz bölgesi korunmalıdır.

Tedavi

Aknenin kontrolü uzun bir süreyi alır. Bütün sivilce tedavileri sivilceden korunmayı sağlar.Çıkan sivilceler kendiliğinden iyileşirler. Bu iyileşme zaman alır. Eğer sivilceleriniz 6-8 haftada iyileşmezse, tedavi değiştirilmelidir. Dermatoloji uzmanınızın tercih ettiği tedavi aknenizin tipi ve şiddetine göre değişir. Ara sıra akne benzeri bir döküntü makyaj malzemeleri, losyonlar veya ağızdan kullanılan ilaçlardan dolayı gelişebilir. Dermatoloji Uzmanınıza derinize uyguladığınız veya ağızdan kullandığınız tedaviler hakkında bilgi vermeniz gerekir.

Dermatoloji Uzmanınız A vit***** ve benzol peroksit içeren ve yağ bezlerinin tıkanıklığını açan ve bakteri üremesini engelleyen krem, jel ve losyonlar reçete edebilir. Bu ürünler ciltte kuruma ve soyulmaya yol açarlar. Dermatoloji uzmanı bu ürünlerin doğru kullanımı ve yan etkilerinden korunmak için gerekli bilgileri size belirtecektir.

Antibiyotiklerde akne tedavisinde deriye uygulanabilir. Bu ürünler daha şiddetli akne vakalarında kullanılır. Kist dediğimiz deri altında ağrılı kitleler var ise dermatoloji uzmanınız bu kistlere kortizon enjeksiyonu yapabilir.

Doktorunuz sivilcelerinizin içini boşaltabilir ve siyah ve beyaz noktalarınızı temizleyebilir. Kendi kendinize sivilcelerinizi patlatmayın veya sıkmayın. Sivilceler sıkıldıklarında daha kırmızı ve şiş hal alırlar ve iz bırakırlar.

Ağız yolu ile tetrasiklin, doksisiklin ve eritromisin içeren antibiyotikler sıklıkla orta veya şiddetli akne hastalarında özellikle sırt ve göğüs bölgesinde çok sayıda aknesi olanlarda kullanılır. Antibiyotikler yağ bezindeki bakteri sayısını ve derideki kızarıklığı direk olarak azaltır.

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda sivilceler anlamlı oranda iyileşir, bu nedenle doğum kontrol hapları akne tedavisinde kullanılabilir. Doğum kontrol haplarının antibiyotiklerle birlikte kullanımının, doğum kontrol haplarının etkinliğini azalttığı bilinmelidir. Doğum kontrol hapları nadiren ara kanamalara neden olabilir. Eğer gebe veya emzikliyseniz veya gebe kalmak istiyorsanız bu durumu doktorunuza bildiriniz.

Daha şiddetli olgularda diğer ilaçlar kullanılabilir. Kadınlık hormonu içeren ilaçların kullanımı erkeklik hormonlarının etkisini azaltır. Diğer bir ilaç ise, diğer tedavilere cevap vermeyen şiddetli sivilce olgularında kullanılan isotretinoindir. Hastalar bu ilacın yan etkileri konusunda bilgilendirilmelidir. Gebelerde ve bebekte önemli sakatlıklara yol açabildiğinden tedavi esnasında gebe kalınmamalıdır.

Akne izlerinin tedavisi

Akne izleri çeşitli şekillerde tedavi edilebilir. Laserle cilt soyma, dermabrasyon, kimyasal peeling ve elektrocerrahi çukurcuk şeklinde olan sivilce izlerini tedavi etmek amacıyla kullanılabilir. Ayrıca bu tip izler kollajen, hyaluronik asit veya yağ gibi maddelerle doldurulabilir.



Dermatoloji Uzmanınız hangi tedaviyi önerirse önersin, bu tedaviye akne tamamı ile ortadan kalkana kadar devam edilmelidir. Aknede kesin kür yoktur, fakat uygun tedavi ile izlerin gelişmesi engellenebilir.

Offline   Alıntı ile Cevapla

Standart
Alt 04-21-2006, 04:37 PM   #20
karanfil
Administrator
 
karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik numarası: 2
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 3.266
Tecrübe Puanı: 500karanfil isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Tinea Versicolor





Tinea versicolor deri yüzeyindeki bir mantarın aşırı üremesi ile oluşan yaygın rastlanılan bir deri hastalığıdır. Bu aşırı gelişim deri renginde değişikliğe ve pullanmaya neden olur. Bu belirtiler bazen kaşıntılıdır. Mantar derinin gözeneklerinde ve özellikle boyun, göğüsün üst bölümü ve sırt gibi yağ yoğunluğu fazla olan yerlerde yaşar.



Tinea versicolor neye benzer ve nasıl tanınır?

Tinea versicolor küçük, pullu, beyazdan pembeye veya bronz renkten kahverengiye kadar değişen renklerdeki lekeler şeklinde özellikle üst kollarda, göğüste ve kollarda yerleşir. Bazen hastalık boyun ve yüzde de görülebilir. Açık tende tinea versicolor soluk veya bronz-pembe lekeler şeklinde, koyu tenli kişilerde açık veya koyu renkte görülebilirler. Mantar yavaşça üreyerek derinin bronzlaşmasını engeller. Derinin geri kalan kısmı güneşte bronzlaşırken, mantarın etkilediği alanlar özellikle koyu tenli kişilerde soluk lekeler şeklinde belirginleşirler.



Hastalığın bulguları nelerdir?

Hastalık genellikle az bulgu verir. Ara sıra hafif bir kaşıntı olur, bu kaşıntı sıcakta daha belirgindir



Kimler risk altındadırlar?

Ergenler ve genç erişkinlerin çoğu bu enfeksiyonu geçirebilir. Hastalık yaşlılar ve çocuklarda nadirdir. Fakat tropikal iklimlerde her yaşta görülebilir. Açık ve koyu tenli kişilerin hastalığa yakalanma oranı eşittir. Yağlı cilde sahip kişiler kuru ciltlere göre hastalığa daha sık yakalanırlar.



Bu mantar normalde herkesin derisinde az miktarda bulunur. Bu mantar aşırı miktarda gelişerek herkes de hastalık yapabilir. Yaz aylarında nem ve ısı fazla olduğundan, mantarın sayısı artar. Aşırı mantar üremesi deriyi bronzlaşmaktan korur ve açık veya koyu lekeler oluşur. Tropikal bölgelerde ise yüksek nem ve ısı yüzünden hastalık her mevsimde görülür. Diğer iklimlerde ise yılın soğuk aylarında hastalık geriler. Neden bazı insanların hastalığa yakalanıp bazılarının yakalanmadığı bilinmemektedir.



Tinea versicolor nasıl tanınır?

Açık ve koyu renkli lekeler diğer deri hastalıklarına benzese de Dermatoloji uzmanları hastalığı kolaylıkla tanır. Bir çok kişide hastalığın görünümü tanı koymaya yetse de lekelerin üzerindeki pulların kazınması tanıyı doğrular. Kazınan pulların mikroskop altında incelenmesi mantar tanısını koydurur. Özel bir ışıkla karanlık odada yapılan muayenede etkilenen bölgeler sarımsı yeşilimsi bir renk alırlar.



Nasıl tedavi edilir?

Tinea versicolor lokal veya ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edilir. Lokal uygulanan tedaviler deriye uygulanan şampuan, krem ve losyonlar şeklinde olabilir.



Ağızdan alınan bir çok tedavi tinea versicoloru başarılı bir şekilde tedavi eder. Fakat yan etkileri ve diğer ilaçlarla etkileşimi yüzünden bu ilaçlar Dermatoloji uzmanının kontrolünde kullanılmalıdır. Uygulanan her tip tedaviden sonra derinin rengindeki değişiklik, deri rengi normale dönene kadar aylarca kalır.



Tinea versicolor tekrar edebilir. Özel bir takım temizleyicilerin özellikle sıcak ve nemli aylarda ayda bir iki kez kullanımı tekrarlama riskini azaltır.



Her hasta Dermatoloji uzmanları tarafından hastalığın şiddeti, dağılımı, hastanın istekleri ve iklim özelliklerine göre tedavi edilir. Unutulmalıdır ki mantarı öldürmek kolay olmakla birlikte, derinin renginin normale dönmesi aylar alabilir.

Offline   Alıntı ile Cevapla

Standart
Alt 04-21-2006, 04:37 PM   #21
karanfil
Administrator
 
karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik numarası: 2
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 3.266
Tecrübe Puanı: 500karanfil isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Uyuz





En az 2500 yıldır insanlarda görülen bir akar hastalığıdır.Tüm dünyada heryıl 300 milyon uyuz tanısı konulmaktadır. Bu hastalık kişisel hijyene bağlı olmadan her yaş ve ırkta görülebilmektedir. Fakat iyi tanı ve tedavi yöntemleri geliştiğinden, uyuz kalıcı bir hastalık olmaktan çıkmıştır.



Scabies nasıl gelişir?

İnsan gözü tarafından nadiren görülebilen mikroskopik bir akar, hastalığa neden olur. Bu akar insan gözüyle zorlukla görülebilir. İnce 8 adet bacağı , yatsı bir gövdesi vardır ve deride bir tünel açar. Deriye girdikten bir kaç hafta sonra allerjik reaksiyon gelişir. Bunun sonucunda özellikle geceleri artan bir kaşıntı ortaya çıkar.



İnsan uyuzu kişiden kişiye sıkı temas ile bulaşır. Bulaştıran kişi arkadaş veya aile bireyleri olabilir. Hastalık daha çok düşük gelirli, kötü hijyene sahip ailelerde görülür. Kalabalık halde yaşanan kötü hijyene sahip bireylerde daha sık görülebilmesine rağmen herkes de görülebilir.



Dişi akar deride tünel kazarken, yumurtalarını bırakır ve alerjik reaksiyon oluşturan bir sıvı salgılar. Larva ve yavru akarlar deri yüzeyine doğru ilerler ve erişkin bir akar olmak üzere büyür. Eğer bir akar deriden kazınırsa yaklaşık olarak 24 saat yaşar. Hastalık bulaştıktan bir ay sonra uyuz olan kişide kaşıntı başlar.



Hastalık nasıl tanınır?

En erken ve belirgin bulgu özellikle geceleri artan kaşıntıdır. Erken dönemde kırmızı kabarcıklar, kurdeşen benzeri döküntüler ve su kabarcıkları görülebilir. İlerlemiş olgularda deri kabuklu ve pulludur.



Uyuz derinin daha sıcak olduğu kıvrım bölgelerinde daha sık görülür. Parmak araları, el bileği ve dirsekler, kalçalar ve göbek bölgesi, göğüs bölgesi ve penis sık görüldüğü alanlardır. Ayrıca akarlar yüzük altında, bilezik ve saat altında ve tırnak altında bulunmaya eğilim gösterir. Çocuklarda hastalık tüm vücudu, el, ayak tabanlarını ve yüzü de tutma eğilimindedir.



Çocuklar gece boyunca kaşıntı yüzünden uyuyamadıklarından yorgundurlar. Kaşınan yerlerde ikincil olarak bakteriyel infeksiyon gelişebilir. Bir çok çocuk hasta uyuzu için değil, ikincil bakteriyel infeksiyonu için tedavi edilir. Bakterial infeksiyonun tedavi edilmesi biraz rahatlama sağlasa da uyuz tedavi edilmediğinden hastalık tekrar eder.



Kabuklu Uyuz

Kabuklu uyuz hastalığın bulgularının oldukça şiddetli geçtiği bir uyuz şeklidir. El ve ayaklarda olmak üzere vücudun geniş alanları kabuklu ve pulludur. Bu kabukların altında binlerce akar ve yumurtası vardır. Deri kalınlaşmış olduğundan ve ilaçlar akarlara yeterli derecede etkili olamadıklarından tedavisi zordur. Bu tip uyuz yaşlı hastalarda, AIDS li hastalarda veya bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde görülür.





Tanı

Dermatoloji Uzmanının yapacağı dikkatli bir muayene tanıyı koydururur. Bir çok hastalık spesifik bir test yapılmadan kolaylıkla tanınır. Bazı şüpheli olgularda şüpheli alana bir damla yağ damlatılır ve hafifçe alınan bir kazıntı mikroskopta incelenmek için cama yayılır. Tanı akarın veya yumurtalarının görülmesi ile konulur.



Kimler daha fazla riske sahiptir?

Uyuz, bir birine yakın teması çok fazla olan çocuklu ailelerde, yatılı yerlerde kalan çocuklarda ve huzur evlerinde kalan yaşlılarda sık görülür. Ailesel uyuz durumlarında iki yaşın altındaki çocuklar ve sıkı teması bulunan aile bireyleri risk altındadır.



Yaşlılarda - Huzur evinde yaşayan yaşlılarda görülen uyuz geç tanı konulması ve diğer hastalıklarla karışması açısndan büyük problem oluşturmaktadır. Bu gecikme nedeniyle hastalık diğer yaşlılara da bulaşmaktadır. Yaşlılar günlük aktivitelerinde yardıma muhtaç olduğundan hasta bakıcılar da hastalık açısında risk altında kalmaktadırlar.



Uyuzun tedavisi

Uyuzun tedavisi kolay ve çabuktur. %5 permetrin içeren kremler gece yatmadan evvel tüm vücuda uygulanır ve sabah yıkanılır. Krem, kuru bir cilde tüm vücudu kaplayacak şekilde (el, parmak araları, ayak tabanı, kasık ve cinsel bölge, tırnakların altı, küçük çocuklarda yüzü de içerecek şekilde) sürülmeli ve 8-14 saat vücutta kalmalıdır.Bir hafta sonra özellikle küçük çocuklara hala bulgu varsaikinci bir tedavi yapılmalıdır. % 5 permetrinin tek bilinen yan etkisi özellikle şiddetli uyuz olgularında yanma ve batmadır. Bütün bulgular tedaviden 4 hafta sonra gerilemiş olmalıdır.



Diğer bir etkili bir tedavi yöntemi %1 lik lindan solüsyonunun kullanımıdır. Bir veya iki kere yapılan gece uygulaması oldukça etkilidir. Lindan solüsyonu sürüldükten 8-12 saat sonra yıkanmalıdır. Doktorunuzu tavsiye ettiği dozdan fazla uygulama yapılmamalı, ikinci bir uygulama yapılacaksa 7 gün ara verilmelidir. Lindan bebekler, küçük çocuklara, hamilelere ve emzirenlere, felçlilere ve nörolojik hastalığı olanlara uygulanmamalıdır.



Kükürtlü merhemlerde tedavi de kullanılabilir. Antihist*****kler kaşıntıyı baskılamak için kullanılırlar.



Tedavi yapılırken evde yaşayan tüm aile bireyleri de tedavi edilmelidir. Hastalık yaygın epidemi yaptığında risk altındaki tüm gruplar tedavi edilmelidir. Aile bireylerinin hepsi bir arada tedavi edilmeli, hatta yakın teması olan arkadaşlar, bakıcılar ve sınıfta yakın teması bulunan kişiler de tedavi edilmelidir. Kıyafetler ve yatak örtüleri yıkanmalıdır.





Uyuzun başarılı bir şekilde ortadan kalırılması için aşağıdakiler gereklidir:



Tedaviye başlamak için bir an önde doktora başvurun.

Uyuza yakalanma düşüncesi sizi rahatsız etmesine rağmen unutmayın ki uyuzun kişisel temizlikle ilgisi yoktur.

Hastalığa sahip olan ve yakınında bulunan kişiler tedavi edilmelidir.

Hastalığın kuluçka devresi 6-8 hafta olduğundan hastalığa ait bulgular hemen görülmez.

Eğer herkes tedavi edilmezse hastalık kontrol altına alınamaz.

İlacı boyundan ayak ucuna kadar her yere uygulayın.

Uygulamadan sonra ellerinizi yıkarsanız, ellerinize yeniden ilaç sürmelisiniz.

Bütün kişesel eşyalarınızı yıkayınız.

Yıkamak istemediğiniz elbiseleri kurutma makinesinde 30 dakika kurutunuz veya kuru temizlemeye veriniz.

Ev hayvanlarının tedavi edilmesine gerek yoktur.

Kaşıntı hastalığın başarılı bir tedavisinden sonra bir iki hafta devam edebilir.

Eşyaların bir plastik torbaya konulup iki hafta bekletil mesi ile akarlar beslenemedikleri için ölür.

Yatak çarşafları ve kılıfları yıkanmalıdır.



Ne yapılmamalıdır?

Uyuzu olan kişinin derisini deterjan ve sabunla sertçe oğuşturması hastalığın kötüleşmesine neden olabilir.

Doktorunuz tarafından önerilmedikçe kortizonlu veya başka ilaçlar içeren kremler kullanılmamalıdır.

Doktorunuz tarafından önerilmedikçe, tedavi iki kereden fazla tekrar edilmemelidir.

Offline   Alıntı ile Cevapla

Standart
Alt 04-21-2006, 04:38 PM   #22
karanfil
Administrator
 
karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik numarası: 2
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 3.266
Tecrübe Puanı: 500karanfil isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Vıtılıgo





Tanimi nedir?

Deriye rengini veren melanosit dedigimiz hücrelerin yikimi ile seyreden ve deride pigmentasyon kaybi ile (beyazlasmalar) sonuçlanan bir hastaliktir.



Sebebi nedir?

Dünyada yaygin rastlanan, her iki cinsi de esit tutan ve her yasta görülebilen bu hastaligin henüz sebebi bilinmemektedir.



Farkli klinik tipleri var mi?

Yayginligina göre, tutulan alanlara göre generalize, lokalize, lip-top, segmental vitiligo gibi isimler alabilmektedir.Bunlarin tedavi yaklasimi da farkli olmaktadir.Uzun süre lokal kalabilen hastalik agir stres gibi durumlarda aktive olabilir ve yayilabilir.



Bulasici midir?

Hayir.



Eslik eden hastaliklar var mi?

Bazen vitiligoya alopesi, psoriasis gibi diger kronik dermatolojik hastaliklar, pernisiyöz anemi, diyabet, tiroid bozukluklari vb. durumlar da eslik edebilmektedir. Bu açidan her hasta taranmali ve bu hastaliklar aranmalidir. Hastalarda anksiyete ve depresyona da sik rastlanmaktadir.



Hastaligi ne gibi faktörler artirabilir?

Özellikle sikinti, stres, atesli hastaliklar, günes isigi artisa neden olabilir. Mutlaka bir psikiyatrisle de görüsülmelidir.



Günesten korunma gerekir mi?

Günes isigi vitiligo lezyonlarini artirabilecegi gibi, beyaz alanlarin direkt yanmasina veya çevre dokunun koyulasarak lezyonlarin daha belirgin hale gelmesine neden olabilir. Bu yüzden kesinlikle yüksek koruma faktörlü günes koruyucu losyon/krem kullanilmalidir.



Hastalik tedavi edilebilir mi?

Tedaviye verilecek cevap kisiden kisiye degisir. Bu yüzden farkli tedaviler en az 3-6 ay olmak üzere uygulanmalidir.



Ne gibi tedavi seçenekleri var?



Lokal Tedaviler: Özellikle lokal steroidler, topikal kalsipotriol vb. çesitli tedaviler mevcuttur.

Sistemik Tedaviler: PUVA-SUP, Vitamin tedavileri, steroid, vb.

Kozmetik Kapaticilar

Depigmentasyon: Çok yaygin vitiligolarda kalan saglam deriler beyazlatilabilir.

Cerrahi Tedavi seçenekleri





Çocugum Vitiligo ne yapmaliyim?

Çocuk hastalarda maalesef ebeveynler daha panik halde oluyor. Lütfen sakin olun ve çocugunuzu rahatlatarak onun da bunu psikolojik rahatsizliklar haline getirmesine engel olun. Sizin çocugunuz da diger çocuklar gibi bir yasam sürecek ve evlenip (ayrica baska bir patoloji yoksa) çocuk sahibi olabilecektir. Çocugunuzu sosyal aktivitelere yöneltin, dikkatini çevreye verdirin. Mutlaka bir (çocuk) psikolog(u) ile görüstürün. Hatta kendiniz için de psikiyatristten yardim alin.



Tedaviye cevap alamazsam?

Bilin ki hastalik sadece (çogu zaman) kozmetik sorunlar a ve bunun getirdigi psikolojik rahatsizliklara neden olur. Fazla önemsemeyin, aldirmayin. Sonuçta normal bir insan ömrü yasama sansi mevcut. Kozmetik kamuflaj ürünleri her zaman için yardimci olacaktir.

Offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
cilt maskesi,cildin maske keşfi RoCKgİrl Güzellik & Bakım & Moda 0 06-16-2007 08:37 PM
Yaz sıcağında cilt bakımı RoCKgİrl Güzellik & Bakım & Moda 0 06-16-2007 08:34 PM
Hipertansiyon kadınlarda yaygın.. karanfil Kadın Hastalıkları 1 07-05-2006 09:30 AM
Allerjik Cilt Hastalığı karanfil Cilt Hastalıkları 12 04-21-2006 07:57 PM
Cilt Bakımının Sırları Multimedia Güzellik & Bakım & Moda 0 01-11-2006 11:59 PM


Tüm Zamanlar GMT +1 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:47 PM.


Skin GreenLight Converted by HQTH Team
Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints