Acıbakla:
( Lupine / Lupin / Lupine)
Türkiye’de yetiştiği
yerler:
Akdeniz bölgesi, Bursa, Antalya ve Konya çevreleridir.
10-100 cm yüksekliğinde, sık tüylü, bir senelik bitkiler. Yapraklar el seklinde
parçalı, uzun saplı, 5-9 yaprakçıklıdır. Çiçekleri dik salkım durumunda, beyaz
veya mavimsi renkli, çiçek taç yaprağı kelebek seklindedir. Yahudi baklası diye
de tanınır.
Memleketimizde üç türü bulunmaktadır.
Beyaz Yahudi baklası:
Beyaz çiçeklidir. 120 cm kadar yükseklikte, bir yıllık bir bitkidir.
Sari çiçekli Yahudi baklası:
Vatani, Orta ve Güney Avrupa’dır.
Mavi çiçekli Yahudi baklası:
Vatanı, Akdeniz çevresi memleketleridir.
Kullanıldığı yerler:
Tohumlarının idrar söktürücü, kan temizleyici ve kurt düşürücü tesiri vardır.
Bazı türlerinin kavrulmuş tohumları “sebze kahvesi” ismiyle kahve yerine
kullanılmaktadır. Fakat alkaloit taşıyan türlerinin bu şekilde kullanılması
tehlikelidir.
Acıçiğdem:
( Herbstzeitlose / Krokus / Colchique / Colchicum / Autumn crocuses)
Boyu 10-30 cm yüksekliğe ulasan, otsu ve yumrulu bir bitki. Sonbaharda morumsu
pembe renkli, 6 parçalı çiçekler açar. Yaprak ve meyveleri ise ilkbaharda ortaya
çıkar. Sonbaharda çiçek açtığından dolayı halk arasında “güz çiğdemi” olarak da
bilinir.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Türkiye’de
pek bulunmaz. Avrupa’nın sulak çayırlarında bol miktarda yetişir.
Kullanıldığı yerler:
Tıbbi
önemi haiz bir bitkidir. Kullanılan kısmı yumru ve tohumlarıdır. Tohum ve
yumruların idrar arttırıcı, terletici, müshil ve romatizma ağrılarını dindirici
etkisi vardır. Alkaloitlerin çok yüksek zehirleyici özelliği olduğundan, bu droglar, dahilen ancak hekim kontrolünde kullanılabilir. Eskiden halk arasında
romatizma ağrılarını dindirmek için haricen kullanılırdı. Bunun için bir tutam
acı çiğdem tohumu, 2-3 diş sarmasak ile havanda iyice dövülür. Elde edilen sulu
kişim da bir tülbende emdirilip, ağrıyan kısma sarılır. Bu pansuman birkaç gün
arka arkaya tekrarlanır.
Adasoğanı:(Scille
/ Scillae bulbus / Sea onion / Urginea maritima)
Zambakgillerden bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit seklindedir. Çiçekleri
yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının
altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı, bir insani rahatça
öldürebilir.Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar.
Soğanın etli olan orta kısmı, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline
getirilir. Çok iyi bilmeden kullanılmamalıdır.
Kullanıldığı yerler:İdrar
söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemiyi azaltır.
Böbrek hastaları kullanmamalıdır.
Ahlat:
(Yabanarmudu
/ Piraster / Pirus elaegrifolia / Wild pear-tree / Poirier sauvage)
Gülgillerden, kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır.
Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.
Kullanıldığı yerler:
Meyveleri
ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında, filizi ezilip yaraya sürülür.
Ahududu:
(Himbeere / Framboise Common / Rasberry bush)
Ağaç
çileği ve sultan böğürtleni olarak tanınır. Haziran-temmuz ayları arasında
beyazımtrak renkli çiçekler açan, 30-150 cm boyunda, çok senelik, dikenli, çalı
görünüşünde bir bitkidir. Dağlık mıntıkaların orman ve korularında tesadüf
edilir. Gövdesi dallı, dikenli ve yatıktır. Yaprakları 3-5 parçalı, sivri uçlu,
yaprak sapı kıvrık dikenlidir. Çiçekler ekseriya dalların ucunda 5-10 çiçekli
salkım halindedirler. Meyvesi etli ve birçok eriksi tipli meyvelerin bir araya
gelmesi ile meydana gelmiş, küre biçiminde, kırmızı renkli ve güzel kokuludur.
Meyveleri temmuz ve ağustos aylarında olgunlaşır. Çoğu çeşitleri bahçelerde
yetiştirilir. Umumiyetle sonbaharda 1-1,5 m aralık bırakılmak suretiyle dikilir. Ahudutları her 6-7 senede bir yenilenmelidir.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Ege, Marmara, Karadeniz bölgeleri.
Kullanıldığı yerler:
Kullanılan kısmi, meyve, çiçek ve yapraklarıdır. Meyveler tamamen
olgunlaştıkları zaman toplanır. Yapraklarında tanen, meyvelerinde ise organik
asitler (malik asit, sitrik asit vs.) seker, pektin, uçucu ve sabit yağlar
bulunmaktadır. Yaprakları boğaz hastalıklarında gargara için kullanılır.
Çiçeklerinden romatizma ve nıkris (gut) hastalıklarında faydalanılır. Taze
olarak, şeker ve böbrek hastalıklarında perhiz yiyeceği olarak istifade edilir.
Halk arasında ishal ve ateşli hastalıklara karsı tavsiye edilir.
Akdiken:
(Geme iner Kreuzdorn / Nerprun Alaterne / Common Buckthorn)
Mayıs-haziran aylarında, sari-yeşil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir
ağaç. Orman ve koru kenarlarında bulunur. Dalları karşılıklı, uçları diken
halindedir. Yaprakları karşılıklı ve saplıdır. Çiçekler küçük demetler halinde
bir araya toplanmıştır. Küre seklinde ve bezelye büyüklüğündeki meyvesi
evvela yeşil, olgunlukta morumsu-siyah renk alır.
Türkiye’de yetiştiği yerler:
Bolu ve Trabzon civarı.
Kullanıldığı yerler:
Bitkinin kullanılan kısmı taze meyveleridir. Meyvelerinde yağ, renkli maddeler,
şeker ve glikoz vardır. İyi bir müshildir. Şurubu yapılır. Müshil ilacı olarak
kullanılır. Bunlardan başka meyvelerinin yeşil bir boya da hazırlanır.
Memleketimizde yetişmekte olan bir Akdiken çeşidi de “Cehri” adıyla anılır. Bu
cins sadece memleketimizde yetişir.
Anason:
(Anis / Anis / Anise)
Haziran-ağustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde,
bir senelik bitki. Gövde dik, silindir biçiminde, içi boş, çok dallı, tüylü ve
üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun saplı, oval veya kala biçimindedir.
Çiçekler bileşik şemsiyelerde toplanmışlardır. Meyveleri armut seklinde küçük,
üzeri tüylü, yeşilimsi sarı renklidir.Basta Ege bölgesi olmak üzere bütün
Anadolu’da bahçelerde yetiştirilir. Kültür anasonunun vataninin Anadolu olduğu
tahmin edilmektedir.Meyvelerinde nişasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ
bulunmaktadır. Uçucu yağ miktarları bitkinin cinsine ve yetiştiği yerin
şartlarına bağlıdır. Uçucu yağın % 80-90’i anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat
bu etkisi çok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buharı distilasyonu ile
elde edilen anason yağı, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur.
Anason
tıpta midevi, bağırsak gazlarının teşekkülünü önleyici, hazmı kolaylaştırıcı ve
göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır. Ayrıca nefes darlığı, öksürük ve kala
çarpıntısı rahatsızlıklarında da etkilidir. Anason yüksek dozda alındığında bas
ağrısı, uyuşukluk, görme zorluğu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastalığına
sebebe olur. Bilhassa çocuklara uyku vermede, midede teşekkül eden gazları
gidermede çok faydalıdır. Bebekler için bir çay kasığı tohum bir bardak suya
olmak üzere çay olarak hazırlanır. Yemeklerden önce veya süte katılarak bir kaç
çay kasığı verilir. Büyükler % 1-2’lik çayını günde 2-3 bardak alabilir.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Bütün Anadolu
Kullanıldığı yerler:
Kullanılan kısmi, meyveleri ve yapraklarıdır. Meyveleri tamamen olgunlaştıktan
sonra toplanır ve gölgede kurutulur. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı giderir.
Mide ve barsak gazlarını söktürür. İdrar artırır. Migren ağrılarını keser.
Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir.
Andızotu:
(Atgözü / Kızılağaç / Inula / Inula helenium / Annuèe inule)
Bileşikgillerden, menli yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapı olan bir çeşit
ottur. Yaprakları büyük, yumuşak ve yuvarlaktır. Çiçekleri sari renkte olup, acı
ve kokuludur. Kökü kalındır. Meyveleri küçük, fiştik kozalağına benzer.
Kullanıldığı yerler:
Mideyi
kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikropları öldürür. Vücuda biriken tuzu atar.
Üremi, nefrit, sistit, İdrar yolları hastalıklarında faydalıdır. Nefes darlığını
giderir. Karaciğer hastalıklarını tedavi eder. Kasıntıları keser. Fazla
kullanıldığı zaman, mide bulantısı yapar.
Ararot:(Maranta
nişastası / Arrow-root)
Sıcak
iklimlerde yetişen "Maranta" adlı kamıştan veya ona benzer başka bitkilerin
köklerinden çıkarılan beyaz bir tozdur. Nişastadan daha incedir. Kokusu ve tadı
yoktur.
Kullanıldığı yerler:
Çocuk
maması yapımında kullanılır. Süt çocuklarına ve nekahet dönemindeki hastalara
verilir. Hastalıklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.
Ardıç:(Wacholder
/ Geniévre / Juniper)
Kışın yapraklarını dökmeyen daimi yeşil ağaçlardan. Yaprakları küçük pulsu veya
iğne seklinde olup 1-2 cm uzunluğundadır. Bir evcikle veya iki evcikle
bitkilerdir. Ardıç yemişi diye anılan kozalakları dişi ağaçlar üzerinde bulunur.
Ardıç türleri kozalaklarının büyüklüğüne, rengine ve özellikle her kozalağın
içinde bulunan tohumlarının sayısına göre birbirinden ayırt edilir.
Çeşitleri
ve kullanıldığı yerler:
Sıcak iklimlerde ve korunmuş alanlarda ağaç gibi büyümesine karşılık, soğuk
bölgelerde çalı manzarasındadırlar. Genel olarak odunu yumuşak ve dayanıklıdır.
Kursun kalem yapılır. Kerestesi de demiryolu traversi olarak kullanılır.
Bütün
Kuzey Yarımküre’de yetişen 60 türü vardır. Memleketimizde 8 ardıç türü
yetişmekte olup önemlileri şunlardır:
Katran
ardıcı (Juniperus oxycedrus):
Trakya ve Anadolu’da yaygındır. Çalı veya küçük bir ağaç seklindedir. Yaprakları
üçlü ve baticidir. Kozalakları kırmızımsı olup iki tohumludur. Dallarından elde
edilen katranı cilt hastalıklarında kullanılır.
Adi ardıç
(Juniperus communis):
Memleketimizde Trakya bölgesinde tesadüf edilen çalımsı veya küçük
ağaçlardandır, yaprakları baticidir. Kozalakları mavimsi siyah renkli, üç
tohumludur. İdrar söktürücü olarak kullanılır.
Bodur
ardıç (Juniperus nane):
Memleketimiz dağlarında, özellikle Kuzey Anadolu dağlarında geniş topluluklar
meydana getirir. Kozalakları mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü
özelliktedir.
Kokar
ardıç (Juniperus foetidissima):
Dogu Akdeniz Bölgesi ağacıdır. Memleketimizin dağlık yerlerinde yetişir.
Sürgünleri dört köşeli, kozalakları mavimsi siyah renkli, 1-2 tohumludur.
Yapraklar ezildiği zaman fena kokular çıkarır.
Yüksek
ardıç (Juniperus excelsa):
Memleketimizin dağlik bölgelerinde yetişir. Sürgünleri dört köşeli değildir.
Kozalakları mavimsi siyah renkli, 4-6 tohumludur.
Finike
ardıcı (Juniperus phoenicea):
Batı ve Güney Anadolu’da yetişen çalımsı, bodur ağaçlardandır. Kozalakları
kızılımsı kahverengi, 4-9 tohumludur.
Aslanağzı:(Kurtagazi
/ Tavşandudağı / Anthirinum / Linaire / Muflier)
Türlü
renklerde yetişen güzel görünümlü bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs
bitkisi olarak kullanılır.
Kullanıldığı yerler:
Balgam
söktürür. Bronşitte rahatlık verir.
Aslan
dişi:
(Yabani
acımarul / Karahindiba / Taraxacum officinalis / Dent de lion / Dandelion)
Bileşikgiller familyasından, yol kenarlarında, çayır ve hendeklerde yetişen bir
çeşit bitkidir. Yaprakları rozet seklindedir. Çiçekleri saridir. Taze yaprakları
salata olarak yenilebilir. Kökünde, Teraxacin, Levulin, Inulin ve seker vardır.
Yaprakları ilkbahar, kökleri ise sonbahar aylarında toplanıp kurutulur.
Kullanıldığı yerler:
İdrar
söktürür. Mesane ve kalınbağırsak iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır,
öksürüğü keser. Balgamlı ishalleri keser. Karaciğer şişkinliğini indirir. Böbrek
ve safra taslarını düşürür. Sarılıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır. Taze
filizleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler. Öğütülen kökü, kahveye
de katılır.
Ayrıkotu:(Gemeine
Qecke / Chiendent commun / Common Couch Grass / Scutch / Twitch)
Temmuz-ağustos ayları arasında yeşil veya morumsu-yeşil renkli başaklar veren,
30-100 cm boyunda, çok senelik otsu bir bitki. Toprak altında çok fazla yayılmış
olan ana kökleri bulunur. Bilhassa kumlu toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz
ve içi bostur. Yaprakları dar, uzun, ince, paralel damarlı, sivri uçlu, koyu
yeşil renklidir. Çiçekler gövdenin ucunda ve yassı bir başak durumunda
toplanmışlardır. Meyve sarimsi renkli uzuncadır. Bitkinin etli kökleri çok
eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler
mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki tas ve kumları düşürmek için
kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür. İdrar arttırıcı olarak mısır püskülü,
arpa ile beraber kaynatılarak kullanılır. Hatta köpekler bile ağız ve
barsaklarini temizlemek için bitkinin yapraklarını büyük bir zevkle yedikleri
için bitki "köpek çimeni" olarak da bilinir. Tarlalarda belirtilen türden başka,
buna çok benzeyen büyük ayrıkotu (cynadan dactylon) olarak bilinen çeşidinin
daha kalın kökleri olup, nişasta da taşımasıyla ayrılır ve diğeri gibi
kullanılır.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
İstanbul, Trakya, Muğla, Anadolu.
Kullanıldığı
yerler:
Kullanılan kısımları kökleridir. Köklerinde eriticin, uçucu yağ, müsilaj ve
potasyum bulunur.
Badem:
(Echte
Mandel / Amandie / Almond tree)
Mart ve
Nisan ayları arasında beyaz veya pembe renkli çiçekler açan, 5-12 m
yüksekliğinde bir ağaç. Birçok çeşitleri varsa da, tıbbi bakımdan ikisi
mühimdir: Amygdalus communis varyete dulcis (tatlı badem), Amygdalus communis
varyete amara (acı badem). Tohumun lezzeti birincisinde tatlı, ikincisinde ise
acıdır. Yaprakları saplı, parlak, yeşil renkli, kenarları dişlidir. Çiçekleri
yaprakların gelişmesinden önce açar ve kısa saplıdır. Çanak yaprakları yeşilimsi
sari renkli üçgen seklinde, 5 birleşik parçalı, taç yaprakları beyaz veya pembe
renkli 5 serbest parçalıdır. Meyveleri oval şekilli, yeşil tüylü genellikle bir,
bazen iki tohumludur.
Kullanıldığı yerler:
Acı ve tatlı badem tohumlarından tazyik usulü ile yağ elde edilir. Badem
tohumlarında yağ, albüminli maddeler, E vitamini; sekerler ve emulsin isimli
enzim vardır. Acı badem tohumları uçucu yağ taşırlar ve ayrıca siyanogenetik bir
glikoz olan amygdalin maddesi ihtiva ederler. Acı bademin uçucu yağı, iyi bir
koku ve tat giderici (balık yağına ilave edilir) ve hafif bir dezenfektandır.
Badem tohumları, badem şurubu hazırlanmasında kullanılır. Çocuklar için iyi bir
müshildir. Kremlerin terkibine girer. Meyve kabuğu halk arasında boğaz
ağrılarına karsı kullanılmaktadır.
Baldıran:
(Aguotu / Conium maculatum / Ciques / Hemlock)
Nemli
yerlerde yetişen, 1-2 metre boyunda
zehirli
bir bitkidir.
Gövdesi kalındır. Saplarının alt kısmi erguvani renktedir. Yaprakları büyük,
çiçekleri yayvan ve küçüktür.
Ev
ilaçlarında kullanılmaz.
Kullanıldığı yerler:
Tıpta,
özellikle dişçilik alanında kullanılır. Ağrı kesici, spazm giderici ve siyatik,
tetanoz ile epilepsi hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Baldırıkara:
(Venushaar / Frauenhaar / Capillaire / Maidenhair)
Rutubetli
ve serin yerlerde, akarsu kenarlarında, kuyu duvarlarında ve mağara ağızlarında
tesadüf edilen 20-40 cm yüksekliğinde otsu bir bitki. Venüssaçi da
denilmektedir. Yaprakları uzun, ince, parlak, siyah veya kırmızımtrak-siyah
saplıdır. Yaprak parçaları açık yeşil renkli ve böbrek seklinde olup, uç
tarafları loplara ayrılmıştır.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Marmara bölgesi, Karadeniz, Ege, Akdeniz bölgelerinde yetişir.
Kullanıldığı yerler:
Bitkinin kullanılan kısımları yapraklarıdır. Yapraklar bütün yaz esnasında
toplanır, taze olarak veya gölgede kurutulduktan sonra kullanılır. Tıpta çok
eskiden beri yumuşatıcı ve balgam söktürücü özelliğinden dolayı öksürük ve
bronşitlerde kullanılır. Baldırıkara şurubu da yapılır. Şurup, balgam söktürücü
olarak faydalıdır. Kabız edici etkisi de vardır.
Ballıbaba:
(Lamium / Lamier / Dead-nettle / Laminum)
Ballıbabagiller familyasından mor çiçekli, pembe, krem veya beyaz renkli bir
bitki. Memleketimizde 27 türü tespit edilmiştir. Çoğu türleri, Bati ve Güney
Anadolu’da yaygındır. Bunun yanında diğer bölgelerde de yer yer rastlanmaktadır.
En çok bilinen ve kullanılan türleri şunlardır:
Beyaz
ballıbaba (Lamium album):
Türkiye'de yetiştiği yerler: Trabzon civarı, Bayburt (Kop Dağı), Erzurum, Bingöl
dağları ve Rize’dir. Mayıs, eylül ayları arasında beyaz renkli çiçekler açan,
20-30 cm boyunda, çok senelik bir bitkidir. Çitler, koru kenarları ve rutubetli
yerlerde, ekseriya ısırgan otları ile beraber bulunur. Gövdeleri dört köseli,
dik, tüylü ve içi bostur. Yaprakları saplı ve tüylüdür. Çiçekleri tüplü ve iki
dudaklıdır. Üst dudak miğfer seklinde, alt dudak üç lopludur.
Sarı
ballıbaba (Lamium galeobdolon):
Çiçekleri sarı renktedir. İstanbul ve çevresinde bulunur.
Benekli
ballıbaba (Lamium maculatun):
Çiçekleri kırmızı renkli, yapraklar beyaz ve siyah beneklidir. Kastamonu
(Gavurdağı)da bulunur.
Kırmızı
ballıbaba (Lamium purpureum):
10-30 cm boyunda otsu bir bitkidir. Çiçekleri pembe renkli ve küçüktür. Kabız ve
yaraları iyi edici özellikleri vardır. Nezleye karşı iyi gelir. Memleketimizde
çok yayılmıştır.
Kullanıldığı yerler:
Bitkinin kullanılan kısımları çiçekleri ve çiçekli dallarıdır. Çiçekler açılmaya
başladıkları esnada toplanır ve gölgede kurutulur. Hafif kabız ve kan kesici
özelliği vardır. İdrar yolları hastalıklarında da kullanılmaktadır. Bütün
ballıbaba çiçeklerinden Anadolu’da aynı şekilde istifade edilmektedir
Bamya:(Okra
/ Ocker / Bamia / Gombo / Bamias / Okra / Gumbo)
Mutedil
iklimlerde yıllık, sıcak iklimlerde ise, bir kaç defa yetiştirilebilen, boyu 1-2
metreye kadar uzayan, yaprakları asma yaprağına benzeyen, meyvesi beş bölmeli,
tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte bir sebze.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Memleketimizde sebze olarak hemen her yerde yetiştirilmektedir. Akdeniz çevresi,
en müsait ve önemli yetişme bölgesidir. Türkiye’nin Erzurum, Kars gibi soğuk ve
yüksek yerleri hariç, hemen her yerinde yetiştirilebilmektedir. En çok Akdeniz
ve Ege bölgesindeki ovalar ile Amasya’da ziraatı yapılır. Memleketimizde,
Sultani, Amasya ve Balıkesir bamya çeşitleri tanınmıştır.
Kullanıldığı yerler:
Faydalı bir sebzedir. Yas veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır.
Meyveleri müsilajlıdır. Kabızlık tedavisi ve barsakların düzenli çalışması için
faydalıdır
Banotu:(Bilsenkraut
/ Jusquame / Herbane / Konca / Bangootu /Hyoscyamus niger)
Yumuşak tüylü, otsu bir bitki. Gavurhaşhaşı adıyla da anılmaktadır. Yaprakları
yumuşak, saplı veya sapsızdır. Çiçekleri sapsız veya kısa saplıdır. Taç
yaprakları alt tarafta tüp seklinde, üst tarafta biraz eğri olarak genişlemiş ve
yayılmış olup, tepede beş lopludur. Meyve çok tohumlu ve bir kapakla açılıp
tohumlarını saçan bir kapsüldür.
Memleketimizde altı banotu türü bilinmekle beraber, bu türlerden yalnız
Hyoscyamus niger (Siyah banotu) ile H.muticus (Mısır banotu) tedavi sahasında
kullanılmaktadır. Mısır banotu memleketimizde Malatya civarında bulunmaktadır.
Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. Siyah banotu hemen bütün Anadolu ve
Trakya’da bulunur. Tıbbi maksatlar için kullanılır.
Hyoscyamus
niger (Siyah banotu):
Mayıs-eylül ayları arasında sarımsı renkli çiçekler açan, 30-80 cm boylarında, 2
senelik, otsu ve özel kokulu bir bitkidir. Gövdeleri dik, basit veya dallanmış
ve yapışkan tüylüdür. Yaprakları, donuk yeşil renkli, kenarları girintilidir.
Çiçekler çok kısa saplıdır. Çanak yaprakları tüp seklinde, üzeri damarlıdır. Taç
yaprakları huni seklinde, beş parçalı, kirli sarı renkli ve mor damarlıdır.
Meyveleri çanak yapraklar tarafından sarılan, kapak ile açılan bir kapsüldür. Bu
kapsül içinde gri esmer renkli, oval veya böbrek şeklinde, üzerinde küçük
çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Memleketimizde altı türü vardır.Hemen hemen her tarafta, tarla ve yol
kenarlarında tesadüf edilir.
Kullanıldığı yerler:
Bitkinin kullanılan kısmi; yaprakları, kökü ve tohumlarıdır. Yapraklar, bitki
çiçekli iken toplanır ve kurutulur. Tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra
alınır, güneşte veya daha iyisi 40-50 derecelik fırınlarda kurutulur. Yaprak,
tohum ve bilhassa köklerde alkaloitler bulunmaktadır. Kuvvetli bir uyuşturucu ve
ağrı kesicidir. Bazı müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Çeşitli
merhemlerin terkibinde kullanılmaktadır. Bilmeden kullanıldığında sık
zehirlenmelere sebeb olan bir bitkidir.
Behmen:
(Kavzakökü / Centaurea behen / Parsnip / Panais)
Turpa
benzer otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Şubat arasında çiçek açar. Çiçeğinin
rengine göre, Kızılbehmen ve Akbehmen adlarında iki türü vardır.
Kullanıldığı yerler:
Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.
Bergamot:
(Bergamot Orange / Bergamote / Bergamot / Citrus Bergamia)
Ortalama 4
m boyunda bir ağaç. Esas vatani Bati Hindistan’dır. Yaprakları uzun ve koyu
yeşildir. Çiçekleri beyaz renkli ve küçük olup, meyveleri küre veya armut
biçiminde, 5-7 cm çapında etli kısmi ekşi lezzetli, kabuk kısmi limon sarısı
renklidir. Eskiden Antalya bölgesinde geniş çapta yetiştirilmekteydi. Zamanla bu
bölgede Bergamot’un yerini diğer turunçgiller aldı. Bununla beraber halen
Antalya civarında bu tür az miktarda bulunmakta ve meyvelerinden reçel
yapılmaktadır. Bergamot esansının sanayideki önemi sebebiyle yer tekrar
yetiştirilmeye başlanmıştır.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Antalya bölgesi.
Kullanıldığı yerler:
Meyve kabuklarından sıkma usulü ile Bergamot esansı elde edilmektedir.
Yeşilimtrak sarı renkli, hoş kokulu ve acı lezzetli bir sıvıdır. Parfümeri
(ıtriyat) sanayinde kullanılmaktadır. Usaresinden kalsiyum nitrat ve sitrik asit
elde edilir. Koku vermesi için bazen çaylara da karıştırılır. Ayrıca çeşitli
yörelerimizde reçeli yapılarak kışın yenilir.
Biberiye:
(Rosmarin / Romarin / Rosemary / Kusdili otu / Rosmarinus officinalis)
Bütün
ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde,
kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallıdır. Yaprakları
mızrak gibi, etli ve yeşil renklidir. Çiçekleri dalların uçlarında, yaprakların
tabanlarında bulunur. Meyveleri esmer renkli ve fındıksıdır. Kuşdili olarak da
bilinir.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak
yetiştirilir.
Kullandığı
yerler:
Yaprakları ile bundan elde edilen yağı kullanılır. Yaprakları ve çiçekli dallar
yaz mevsiminde toplanır ve açık havada kurutulur. Yapraklar ve çiçeklerinden
uçucu yağ, tanen, acı maddeler, organik asitler ve glikozit elde edilir. Mide ve
barsak uyarıcısı, idrar söktürücü ve safra artırıcı etkisi vardır. Uçucu yağ,
uyarıcı olarak haricen kullanılır. Birçok preparatların terkibine girer. Ayrıca
hazımsızlığı gideridir. Çarpıntıları keser. Yarım baş ağrılarını (migren) keser.
İdrar ve adet söktürür.
Böğürtlen:
(Brombeerstrauch, Brombeere, Mure sauvage, muron, Ing. Bramble, blackberry)
Haziran-eylül ayları arasında, beyazımsı veya pembemsi renkli çiçekler açan,
yüksek boylu, çok senelik, dikenli ve çalı görünümünde bir bitki. Ekilmemiş
yerlerde, çit, yol ve hendek kenarlarında çok bulunur. Gövdeleri silindir
şekilli, içi dolu, odunlu ve dikenli dallar, önce dik, sonra aşağı doğru kıvrık.
Yapraklar saplı, kenarları dişli, alt yüzeyleri tüylüdür. Yaprak sapında, uçları
geriye doğru kıvrık dikenler bulunur. Çiçekler dalların ucunda toplanmıştır.
Meyve; birçok kısmi, meyvelerin bir araya gelmesiyle meydana gelmiş küre
biçiminde bir birleşik meyvedir. Rengi önce yeşil, sonra kırmızı ve daha sonra
olgunlukta siyahımtraktır.
Türkiye'de
yetiştiği yerler:
Marmara bölgesi-Bati Anadolu ve Dogu Karadeniz.
Kullanıldığı yerler:
Kullanılan
kısımları yaprakları ve çiçek tomurcuklarıdır. Yapraklar bitki çiçek açmadan
toplanır ve gölgede kurutulur. Yapraklarda tanen ve organik asitler ihtiva eder.
Hafif kabız edici özelliği olmakla beraber; diş etleri, bademcik ve boğaz
iltihaplarında, ishal ve basurda kullanılmaktadır. Böğürtlenin 70 kadar türü
vardır. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yetişen türlerine Rubus tomentosus, R.
discolor misal verilebilir.