İğde:
(Ölweide
/ Olivier / Sauvage / Oleaster
/
Elaeagnus)
Kışın
yapraklarını döken veya dâimâ yeşil kalan, çalı veya ağaç hâlinde olan, çok
dallanmış, dikenli veya dikensiz odunsu bitkilerin meyvesine denir. Ağacının,
sürgünleri çoğunlukla dikenlidir. Tomurcukları küçük, kısa saplıdır. Yapraklar
dar, şerit hâlinde ve tam kenarlıdır. Yapraklar ve sürgünler gümüşî renkli
tüylerle örtülmüştür. Haziranda açan çiçekler kısa salkımlar halinde sürgünlerin
aşağı kısmında kümeler hâlinde yer alır. Çiçeklerin diş tarafı gümüşî beyaz, iç
tarafı sarı renkte olup, çok hoş kokuludur. İğdenin vatanı Akdeniz bölgesidir.
Kuş iğdesi adı verilen Eleognus angustifolia, Anadolu’nun hemen hemen her
tarafında yetişir. Bağ ve bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak da kullanilir.
7-8 m boylanabilir ve baygın kokuludur. Bu türün meyvesi makbul olmayıp, kültüre
alınmış olan çeşidine, E. angustifolia varyete orientalis denir.
Kullanıldığı yerler:
Anadolu’da bağ ve bahçelerde tatlı meyvelerinden dolayı meyve ağacı olarak
yetiştirilmektedir. Meyveleri zeytin meyvesi büyüklüğünde ve sarimsi-kahve
renginde olup yenilebilir. Bağırsak bozukluklarını ve ağız pasını gidermek için
kullanilir
Ihlamur:
(Linde / Tilleul / Linden tree / Linder tree / Tilia / Tilia silvestris / Linden)
Haziran-ağustos ayları arasında beyazımsı-sari renkli, hoş kokulu çiçekler açan,
yüksek boylu ağaçtır. Genellikle ormanlarda tabiî olarak bulunursa da, süs ağacı
olarak park ve bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları saplı, ucu sivri,
kenarları dişli, taban kısımları kalp biçiminde, üst yüzü yeşil, alt yüzü
beyazımsı yeşil ve tüylüdür. Çiçekler, en az üçü bir arada olmak üzere sarkık
durumlar teşkil eder. Çiçek örtüsü kayık seklinde, sarimsi-yeşil renktedir.
Meyveleri küre şekilli ve tek tohumludur.Ihlamur ağacı filizden iyi büyür. Azami
bin sene yasar.
Ihlamurun,
kış ıhlamuru (T. cordata), yaz ıhlamuru (T. platyphyllos), kırmızı ıhlamur (T.
rubra) ve gümüşî ıhlamur (T. tomentosa) gibi türleri bulunmaktadır.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Marmara ve Karadeniz bölgesi.
Kullanıldığı yerler:
Güzel kokulu çiçeklerinden dolayı ve bir gölge ağacı olarak yetiştirilir.
Ihlamur çiçeği yatıştırıcı, idrar verici, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü
olarak çay halinde kullanilir.Ihlamur çiçeği banyosunun da yatıştırıcı bir
özelliği vardır. Balla karıştırılıp içilirse mide ülserine faydalıdır. Kan
dolaşımını düzenler.
İncir:
(Feigenbaum / Figuier / Fig tree / Yemiş / Ficus caria / Figue)
Mart-nisan
aylarında çiçek açan, 1,5-6 m yüksekliginde, süt taşıyan iki evcikle bir
ağaçtır. Yabanî olarak bulunursa da, daha çok yetiştirilir. Yemiş olarak da
bilinir. Erkek bitkiler Ficus carica varyete caprificus (baba incir), dişi
bitkiler Ficus carica varyete domestica (yenen incir) ismini alırlar. Çiçekler,
çukurlaşarak armut biçimini almış ve etlenmiş olan çiçek tablasının iç çeperinde
toplu bir hâlde çiçek durumlarını teşkil ederler. Baba incirin çiçek durumunda
çiçek tablasının ağıza yakın kısımda erkek çiçekler, daha aşağı kısımlarında ise
mazi çiçeği denilen verimsiz dişi çiçekler bulunmaktadır. Yenilmekte olan
incirin tozlaşması mazı böcekleri (Blastophaga grossorum) tarafından
yapılmaktadır. Böcekler yumurtalarını mazi çiçeklerinin yumurtalıklarına
bırakırlar. Genç böcekler çiçek tablasını terk ederken, çiçek tablasının ağız
kısmına yakın bulunan olgun erkek organ basçıklarına süründüklerinden,
üzerlerindeki çiçek tozları ile gitmiş oldukları dişi bir bitkinin dişi çiçeğini
dölleyebilirler. Olgunlaşma esnâsında çiçek tablasının çeperiyle, çiçeğin taç
yaprakları etlenip tatlılaşarak incir denen yalancı meyve hâsıl ederler. Asil
meyveler esmer renkli olan sert çekirdeğimsi kısımlardır. Yurdumuzda incir en
çok İzmir-Aydın yöresinde yetiştirilmektedir. En meşhur ve en lezzetli incir de
İzmir inciridir. İzmir incirinin dışında seker inciri, mor incir, Sultan Selim
inciri, yediveren inciri, kavak inciri ve patlıcan inciri gibi çeşitleri de
vardır. Sultan Selim ve kavak inciri İstanbul ve çevresinde yetiştirilen mor
renkli ve tatlı bir incirdir. İncirin kurutulmuşu da çok değerli olup, iyi bir
besin kaynağıdır. Kuru incirlerin de ince kabuklu ve çok tatlı olan “sari lop”
ve kalın kabuklu hafif yeşilimsi “gök lop” gibi çeşitleri vardır.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Ege ve Akdeniz bölgesi.
Kullanıldığı yerler:
İncir meyvelerinde seker, organik asitler, sâbit yağ ve vitaminler (A,B,C)
vardır. Meyveleri gerek yas olarak gerek kuru olarak yenmektedir. Kuru meyveler
balgam söktürücü olarak, yumuşatıcı olarak kullanilir. Halk arasında sütle
kaynatılan incir ses kısıklığına karsı kullanilir. İncir, kalbe ferahlık verir.
Kuluncu ve sindirim organı sancılarını giderir. Ayrica, yaş dalları kırıldığında
akan sütümsü beyaz sıvı, nasır ve siğillere sürülürse tedavi eder.
İnciçiçeği:
(Mayısçanı
/ Müge / Convallaria majalis / Muguet)
Zambakgillerden, ok biçimindeki yaprakları arasında, ince bir sap üzerinde küçük
çan biçiminde beyaz çiçekler açan bir süs bitkisidir. Boyu 20 cm kadardır.
Çiçekleri beyaz ve üzüm salkımı seklindedir. Yemişleri küçük ve kırmızıdır.
Kokusu çok güzeldir.
Kullanıldığı yerler:
Hekimlikte kalp çarpıntıları için kullanilir.
Ev
ilaçlarında kesinlikle kullanılmaz.
Isırgan:
(Brennessel / Ortie / Nettle / Urtica membranacca / Urtica urenus / Urtica
diocia)
Mayıs-ağustos ayları arasında çiçek açan, 20-100 cm boyunda, virânelik, yol
kenarları ve duvar diplerinde bulunan bir senelik tek evcikle otsu bir
bitkidir.Gövdeleri dik, 4 kösemsi, basit veya tabandan îtibâren dallanmıştır.
Üzerinde yakıcı tüyleri bulunur.Yapraklar saplı, oval şekilli ve dişli kenarlı,
üst tarafı koyu yeşil renkli ve parlak olup, yakıcı tüylerle kaplıdır. Erkek ve
dişi çiçekler bir arada olmak üzere yaprakların koltuğunda uzunca saplı küçük
durumlar teşkil ederler.Çiçek örtüsü 4 parçalıdır.Meyveleri esmer renkte ve
fındıksıdır.Tohum, yağ ihtiva eden bir besi dokuya sahiptir.
Türkiye’de
yetiştiği yerler: Hemen bütün Anadolu.
Kullanıldığı yerler:Tâze
ve güneşte kurutulmuş Dallari kullanilir.Yapraklarında formika asit ve nitratlar
bulunmaktadır. Bu bitkinin yakıcı tüylerinde formika asit bulunduğu birçok
yerlerde kayıtlı ise de tüylerin taşıdığı usarede asetilkolin ve histamin
vardır. Eskiden romatizma ve siyatikte kullanilirdi. Yapraklarından hazırlanan
infüzyon saç dökülmesine karsı tatbik edilir. Köklerinden sari renkli boya elde
edilmektedir. Ayrica, aybaşı kanamalarını düzenler, balgam söktürür. Burun
kanamasını keser. Haricen tatbik edilirse, çıbanlarda faydalı olduğu
bilinmektedir.
Ispanak:
(Spinat / Spinach / Spinacia oleracea)
Kıs
sebzesi olarak yetiştirilen, iki evcikle, kazık köklü, otsu bir bitkidir.
.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Sebze olarak her yerde yetiştirilir. Anavatanı Kafkasya ve Afganistan’dır.
Kullanıldığı yerler:
İçinde A,B,C,D vitaminleri vardır. Proteince de zengindir. Daha çok sebze
olarak, pişirilerek veya salata hâlinde yenilir. C vitamini ve demirce zengin
bir kıs sebzesidir. Vücudun dayanıklılığını artırır. Ağız, boğaz ve göğüs
hastalıklarında faydalıdır. Hamilelerde özellikle tavsiye edilir. Kansızlığı
giderir ve ruhi çöküntüyü azaltır.
Itır:
(Çobaniğnesi
/ Turnagagası / Pelargonium odoratissimum / Geranium)
Sardunyagillerden, yaprakları güzel kokulu, çiçekleri türlü renklerde bir süs
bitkisidir. Kumlu topraklarda yetişir. Yeşil kısımları tüylü ve oyalıdır.
Çoğunun çiçekleri pembe veya beyaz renktedir. Losyon yapiminda kullanilir.
Kullanıldığı yerler:
Cildi güzelleştirir. İshali keser. Boğaz ağrılarını giderir. Mide ve barsak
gazlarını söktürür.
İtüzümü:
(Köpeküzümü / Yandıran / Solanum nigrum / Black nightshade / Morelle noire)
Patlıcangillerden, ormanlarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri beyaz, meyveleri
parlak beyazdır. Meyvesi, yaprakları ve çiçekleri kullanilir.
Bir uzman
tavsiyesi olmadan, ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir.
Tıbbi tedavide sık kullanılan ve fazla alındığı zaman öldürücü bir zehir olan
atropin maddesi içerir.
Kullanıldığı yerler:
Romatizmam
ve mafsal ağrılarını keser. Aybaşı düzensizliğini ve rahim hastalıklarını
giderir.
İzlanda
likeni:
(İzlanda
yosunu / Lichen d'Islande / Lichen Islandicus)
Parmeliaceae adı verilen bir çeşit yosundur. Dağlarda ve ormanlardaki kayaların
üzerinde bulunur. Zeytin yeşili renginde, dantel gibi tırtıllı parçalar
halindedir. Yaz aylarinda toplanıp kurutulur.
Müsilajlı ilaç yapımında kullanılır.
Terkibinde
"Lichenin" "Dekstrolikenin"
ve
"Cetrarin"
vardır.
Kullanıldığı yerler:
Göğsü
yumuşatır, öksürüğü keser. Barsak bozukluklarını giderir.
Kabakulakotu:
(Lohusaotu / Venüsçiçeği / Aristolochia)
İkiçeneklilerden, 70-80 cm boyunda, ince saplı tırmanıcı bir bitkidir. Çiçekleri
koyu kahverengidir. Kötü bir kokusu vardır.
Kullanıldığı yerler:
İdrar
söktürür. Aybaşı (adet) kanamalarının düzenli olmasını sağlar.
Kardeşkanı:
(Ejder
kanı / Ejderagacı / Drecaena dreco / Sanguis draconis)
Birçenekliler sınıfının, zambakgiller familyasından, Kanarya adalarında yetisen
bir ağaç ye da ağaççıktır. Gövdesi kalındır. Yaprakları sert ve kılıç
seklindedir. Dallarının ucunda demet seklinde toplanmıştır. Yaşlı gövdelerden,
boyacılıkta kullanılan reçinemsi kırmızımtırak bir öz su akar.
Kullanıldığı yerler:
Yaraları
tedavi eder, diş kanamaları tedavi eder.
Kâfuru:
(Kafur / Camphree / Camphora)
Tabiatta
birçok bitkide bulunur. Tıpta kullanılan kafuru,
"Cinnamomum
camphorea"
ağacının odunu, su buharıyla ditile edilerek elde edilir. Kafuru, renksiz,
şeffaf, billur yapılı gevrek parçalardır. Kokusu hususi ve keskin, lezzeti
sonradan serinlik veren, acı ve yakıcıdır. 204 santigrat derecede kaynar. Oda
sıcaklığında uçar. Suda çok az erir. Alkol, eter ve kloroform benzeri maddelerde
daha çok erir.
Kullanıldığı yerler:
Kan dolaşımını kuvvetlendirir. Beyni ve sinirleri uyarır. Solunum sistemini
uyarır. Bronşların ifrazatını artırır. İspirto ile karıştırılmış kafuru saçta
kepek oluşumunu keser. Akciğer hastalıklarında faydalıdır.
Kahkahaçiçeği:
(Sahilkahkahasi
/ Çitsarmaşığı / Gündüzsafası / Convolvulus persicum / Liseron / Bindweed)
Çitsarmaşığıgiller familyasından, uçları mavi çizgili beyaz çiçekler açan bir
çesit sarmaşıktır.
Kullanıldığı yerler:
Kabızlığı
giderir, hazmı kolaylaştırır.
Kahve:
(Coffea
/ Kaffee / Café / Coffee
) Vatani
Afrika olan fakat bugün tropikal bölgelerde yetiştirilen küçük boylu ağaç ve
ağaççıklar. Kisin yapraklarını dökmez, çiçekleri beyaz, meyveleri 1-2 tohumlu
olup kırmızıdır. Yabânî olarak yetisen kahve ağaçlarının boyları 5-7 m olduğu
hâlde kültür olarak yetiştirilenlerin boyları 2-3 metreyi gedmez. Kahve
ağaçlarının en iyisi Arabistan’da yetişenidir. Kahve, insanlar tarafından ilk
olarak Habeşistan’da 3. yüzyılda yetiştirilmeye ve kullanılmaya başlanmıştır. On
sekizinci yüzyılda Mekke’ye hacca giden Habeşistanlılar, kahveyi Arabistan’a ve
bütün Müslüman âlemine tanıtmışlardır. Böylece Müslümanlar tarafından bilinen ve
kullanılan kahve, Osmanlılar zamânında Avrupa’da görevli elçiler yoluyla önce
Venedik, İngiltere, Fransa’ya daha sonra da, bütün batı devletlerine
tanıtılmıştır. Kahve, en çok Habeşistan, Libya, Brezilya, Meksika, Hindistan,
Arabistan ve Orta Amerika’da yetiştirilir.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Tabiî olarak yetişmez. Kültürü yapılır.
Kullanıldığı yerler:
Kahve çekirdeklerinin kavrulup dökülmesinden ve sıcak suyla kaynatılmasından
meydana gelen içecek “kahve” olarak bilinir. Kahvenin bileşiminde en önemli
olarak kafein alkoloidi vardır. Kafeinin az miktarının damarları genişletmek
sûretiyle uyarıcı etkisi vardır.Kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır,
böbrek damarlarını genişleterek idrarı çoğaltır, solunumu hızlandırır. Kani
beyne çekerek, beynin faaliyetini arttırır ve narkotiklerle zehirlenmelere karsı
kullanilir. Fazla miktarda alındığında uyarıcı etki fazlalaşır, kalbin
çarpıntısını arttırır, kulakların uğuldamasına sebebe olur. Çok fazla alınırsa
ölümle sonuçlanır. Kahvede az miktarda protein, yağ ve sakaroz bulunur. Kahve,
ye çekirdek olarak veya çekilmiş olarak (kavrulup-öğütülmüş) olarak satılır.
Kavrulup öğütülmüş kahve çabuk bayatladığından, daha çok çekirdek kahve tercih
edilir.
Kakao:
(Kakaobaum / Cacaoyer / Cacao tree / Hindbademi / Theobroma cacao)
Vatani
tropik Amerika ve Bati Afrika olan, kavliflor bir bitki. (Çiçeklerin yaslı dal
ve gövdelerden çıkması olayına kavli flor denir.) Kakao, theobroma denilen bir
bitki türünün kurutulmuş tohumlarıdır.Kahve gibi içilmede kullanilir. 10-15 m
boyunda bir ağaçtır. Çiçek ve meyveler ana gövde üzerinde bulunur. Bitkinin
ancak 5-6 yasından sonra meyvelerinden istifâde edilir. Meyveler kavun seklinde,
küçük bir hıyar büyüklüğünde ucu sivri, tâzeyken limon sarisi-kırmızı renkte,
kuruduktan sonra daha koyu olan ve açılmayan bir kapsüldür. Meyveleri çok
tohumludur. Beyaz veya açık mor renkteki ve bâdem seklindeki tohumları kakao
tânelerini teşkil eder. Meyveler içerisinden çıkarılan kakao tohumları ye hemen
veya bir süre fermantasyona terk edildikten sonra kurutulur. Fermantasyon sonucu
acı lezzet kaybolur ve aroma tik bir koku meydana gelir. 50 meyveden takriben
bir kg, tohum elde edilir. Tâneler kavrulur, kızılımsı kahverengi un hâline
getirilir ve yağı çıkarılır. Yağ çıktıktan sonra katılaşan kakao, yeniden
öğütülerek çok ince toz hâline getirilir ki, bu toz, kakao tozunu teşkil eder.
Kullanıldığı yerler:
Kakaonun bileşiminde teobromin, kafein, kakao sâbit yağı vardır. Bol kalorili
bir besindir. Ayrica %40 karbonhidrat, % 18 protein vardır. Kafeinden dolayı
kahvede olduğu gibi yatıştırıcı ve uyarıcı etkisi vardır. Az miktarı kalbi
kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, idrar söktürür. Fazla miktarı
zararlıdır. Kakao kahve gibi ayrica süt ilâvesi ile de içilebilir. Kakao yağı
çıkarılmadan, çikolata îmâlinde kullanilir. Kakao yağı seker yapımında olduğu
gibi, pomatlarda da kullanilir.
Kâkule:
(Kardamom / Ingver / Cardamome / Cardamom / Elettaria cardamomum )
Bati ve
Güney Hindistan, Güneydoğu Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişir. 4-5 m boyunda,
büyük yapraklı çok yıllık bir bitkidir. Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık
ormanlarında yabânî olarak yetişir. Kakulenin meyveleri 1-2 cm uzunlukta,
sarımsı yeşil ve kirli beyazımsı renktedir. Tohumları mercimek seklinde ve
büyüklüğünde, kırmızımsı esmer renkte olup, keskin kokuludur. Kakule yetiştiği
yere göre isim alır. Seyhan kakulesi, Malabar kakulesi, Siyam kakulesi gibi
Kullanıldığı yerler:
Kakule tohumları razın, nişasta ve uçucu yağlar taşır. Hoş lezzeti ve kokusundan
dolayı baharat olarak kullanilir. Ayrica iştah açıcı, mîdevî ve gaz söktürücü
etkilere sâhiptir.
Kanarya
otu:
(Kreuzkraut
/ Seneçon / Groundsel / Senecio)
Senenin
çoğunu çiçekli olarak geçiren, yol kenarları ve bahçelerde görülen, 10-60 cm
yüksekliginde, bir veya iki yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dik, dalı, tüylü
veya tüysüz, seyrek yapraklıdır. Yapraklar derin parçalı loğludur. Çiçekler
küçük silindir seklindeki kapitilum adi verilen basçıklarda toplanmıştır.
Çiçeklerin hepsi tüp seklinde ve sari renklidir. Meyveleri siyahimsi renkli ve
üzeri kısa ve sık tüylerle kaplıdır. Otuz kadar türü vardır.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Türkiye’nin çoğu yerinde farklı türleri çok yaygındır.
Kullanıldığı yerler:
Bitkinin toprak üstü kısımları toplanır. Uçucu yağ, tanen, reçine, inilin ve
alkaloit taşır. Yumuşatıcı, kurt düşürücü, yara iyi edici, âdet ağrılarını
hafifletici olarak kullanilir.
Alkaloit
taşıdıklarından dikkatli kullanılmalıdır.
Kantaron:
(Tausendguedenkrauf / Centaurée / Centaury / Erythraea centaurium / Kantariyyon
/ Erythroea / Gentiana lutea)
Haziran,
eylül ayları arasında pembemsi, beyaz renkli çiçekler açan, nemli çayır ve orman
kenarlarında rastlanan 15-50 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitki. Küçük
kantaron veya kırmızı kantaron olarak da bilinir. Bitkinin gövdeleri tüysüz ve
diktir. Yapraklar sapsız ve karşılıklı, oval şekilli ve uçları sivridir.
Pembemsi çiçekler dalların ucunda durumlar yapar ve çiçekler genellikle
saplıdır. Çiçekler beş sivri dişli ve tüpsüdür. Meyveleri silindir seklinde bir
kapsüldür. Çok fazla sarimsi-esmer renkli tohumları vardır.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Trakya ve Anadolu.
Kullanıldığı yerler:
Çiçekli bitki çiçek açma zamanında toplanır, demetler halinde bağlanıp gölgede
kurutulur. Bitkide sekerler, reçine ve acı maddeler vardır. Çayı kuvvet verici,
iştah açıcı ateş düşürücü ve hazmı kolaylaştırıcı olarak verilir. Ayrıca astım
ve mide ağrılarında da faydalı olduğu bilinir. Çiçekleri bir şişe içine konarak
zeytinyağı içinde güneşte bekletildikten sonra kırmızıya çalan bir renkte
"Kontur Yağı"
elde edilir. Bu yağ, yaraların kapanması için son derece faydalıdır.
Karabaşotu:
(Lavandula
stoechas / French lavander / Lavande)
Ballıbabagiller familyasından, bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Ezildiği
zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkartır. Çiçekleri mavi veya menekşe
rengindedir. Bir türünden,
"Karabaş
yağı"
denilen bir yağ çıkartılır. Yurdumuzda alçak maki gruplarıyla birlikte yetişir.
Kullanıldığı yerler:
Ağrıları
dindirir. Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyuşukluk giderir, zindelik verir.
Karabiber:(Dar-i
fülfül / Black pepper / Poivre noire / Pipper nigrum)
Kullanıldığı yerler:
Mideyi ısıtır. İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve barsaklardaki mikropları
öldürür. Enerji verir. Afrodizyak özelliği vardır.
Karamuk:(Agrostemma
githago / Corn-cockle /
)
Karanfilgiller familyasından, yurdumuzda hububat yetiştirilen tarlalarda
görülen, çoğu zaman buğdayla karışık olan biten, 30-100 cm yüksekliginde,
tohumları zehirli bir bitkidir.
Üzeri
tüycüklerle kaplıdır. Çiçekleri büyük ve güzel, morumsu pembe ve ender olarak da
beyazdır.
Kullanıldığı yerler:
Sogukalgınlığını giderir.
Karnabahar:(Blumenkohl
/ Chou-fleur / Cauliflower
/
Karnabit / Brassica oleracea var / Bortytis / Cauliflower)
Lahananın
bir çeşidi. Lahanada yapraklar sebze olarak kullanıldığı halde, karnabaharda
yenilen kişim genç çiçek tomurcukları ile çiçek durumu eksenidir. Karnabahar
beyaz renkte bir sebzedir. Bunun sebebi de çiçek durumunun büyük örtü yaprakları
ile kapalı kalmasındandır. Fosfor ve vitamin bakımından zengindir.
Türkiye’de
yetiştiği yerler:
Ege, Akdeniz, Marmara bölgelerinde sebze olarak yetiştirilir.
Kullanıldığı yerler:
Zihin yorgunluğunu giderir. Afrodizyak özelliği vardır.
Sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Dalak hastalıklarına iyi gelir. Şeker
hastalarına faydalı olduğu bilinir.
Kasıkotu:
(Fıtıkotu
/ Dağçayı / Kızılyaprak / Herniaria glabra / Agrimonia eupatorium)
Karanfilgiller familyasından, Avrupa, Asya ve yurdumuzun çeşitli bölgelerinde
yetişen, bir veya çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları küçük ve kümeler
halindedir.
Hekimlikte toprağın üstünde kalan kısımları kullanılır.
Kullanıldığı yerler:
Böbrek ve mesane rahatsızlıklarını giderir. Fıtıkta faydalıdır. İdrar söktürür.
Vücudu rahatlatır. Bademcik iltihablarına iyi gelir.
Kasu:
(Cacho
/ Catechu / Cachou / Katechusaft)
Kasu
Akasyası (Acacia catechu) nin odunundan elde edilen bir maddedir. Kahverengi,
kokusuz bir kütledir. Soğuk suda kısmen, sıcak suda ve alkolde tamamen çözülür.
Kullanıldığı yerler:
İshali keser, vücuda kuvvet verir.
Katırtırnağı:(Geniste
luncea / Spartium / Genet)
Baklagiller familyasından, dik duran çalı halinde, her zaman yeşil olan, odunsu
bir bitkidir. Genç sürgünleri narin yapılıdır. Üzerinde çok sayıda yaprak
bulunur, ye da yapraksızdır. Çiçekleri sarıdır.
Kullanıldığı yerler:
İdrar ve balgam söktürür. Hazmı kolaylaştırır. Böbrek ve safrakesesi taşlarının
düşürülmesine yardım eder. Mesane hastalıklarını tedavi eder. Romatizmada
faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalp hastalıklarında kullanılır.
Kayar
koruğu:
(Kula
kotu / Saksıgüzeli / Nasırotu / Sempervivum / Joubarde)
Damkoruğugiller familyasından, etli yapraklı, odunsu veya otsu bir bitkidir.
Çiçekleri salkım biçimindedir. Yeşil kısımları acıdır.
Kullanıldığı yerler:
Yeşil kısımları, zeytinyağı ile karıştırılıp merhem yapılır. Cilt iltihaplarında,
egzama ve nasır tedavisinde kullanılır.